Bilsam Logo

Ana Sayfa » Konferanslar Serisi devam ediyor

Konferanslar Serisi devam ediyor | Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi | Bilsam.Org
İbn Haldun Sosyal Araştırmalar Merkezi Konferanslar Serisi...


 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

BİLSAM İbn Haldun Sosyal Araştırmalar Merkezi birimi tarafından belirli periyotlarda düzenlenen Konferanslar Serisinde dördüncü konuğumuz İstanbul Üniversitesi İlahiyat Fakültesi Öğretim Prof. Dr. Aydın TOPALOĞLU oldu. ‘Güncel Meseleler Işığında Deizm ve Ateizm’ konusunun ele alındığı konferans yoğun bir katılımla BİLSAM Konferans Salonunda gerçekleşti.

 

Sözlerine, BİLSAM’da bulunmaktan duyduğu memnuniyeti dile getirerek başlayan Topaloğlu,

“Güzel bir dünyada muazzam bir evrende yaşıyoruz. İnsanların bir kısmı haklı olarak bu olanakları bize bahşeden bir yaratıcıyı zaruri kılıyor. Zira kalbin her atışı O’nu hatırlatıyor. İnsanların bir kısmı ise muhteşem bir evrenin varlığını kabul ediyor fakat farklı gerekçelerle temellendiriyor. Aradaki fark nedir? Bir gerçeklik var, dünya var, varoluş var. Bir taraf gördüğü tablo ve dünya ile yetiniyor. Bunu açıklayabiliriz gizem yok diyor. Diğer taraf pencereyi açıp baktığında gördüklerinin arka planına geçiyor. Yani gördüğünü gören var, görünmeyeni gören var. “diyerek sözlerine şöyle devam etti:

 

“Ateist , ‘ben gördüğümü kabul ederim ötesi yok; her şeyi madde ile açıklayabilirim’ diyor, bunda sıkıntı yok. Fakat bizler gördüğümüzle yetinmiyor ötesinde bir varedici olduğunu görüyoruz. Gördüğümüz gerçekliği bir üst perde ile açıklıyoruz. Ekstra davranıp sıra dışı olarak öteyi görmeye çabalayanlar inananlardır, bunda emek vardır.

 

Varlık karşısındaiki tavır vardır. Biri içeriden biri karşıdan bakıp açıklama getiriyor. İnsanlık tarihi de bu tartışmanın tarihidir. Felsefe tarihi bunları kanıtlamakla geçiyor. Varlığın ötesini görmeye çalışmak çoğu zaman hayalperestlik yada halüsinasyon görmek olarak yorumlanıyor ve realist olmaya davet ediliyor.

 

Ölümle birlikte her şey bitiyor diyenler ve hayır sonrasında bir devamlılık var diye düşünen iki grup arasındaki tartışma hep var olagelmiştir. İki taraf da kendi doğrusunu ispatlamaya çalışıyor. Sokrates’te bu sebeple yargılanmış ve dönemin varolan inanç sistemini korumaya çalışanlar tarafından suçlu olarak ilan edilmiştir.

 

Maddi dünyayı esas kabul eden taraf, din ve inancın olmadığını iddia ediyor ve bu inanç sisteminin nasıl ortaya çıkıp yayıldığını bulmaya çalışıyor. Ve kendilerince halkı aydınlatmaya çabalıyorlar. Tanrı inancının fabrikasyon olduğunu, sonradan uydurulduğunu ifade edip ispatlamaya çalışıyorlar.”

 

Varlık felsefesinin, felsefe tarihinin ve düşünce tarihinin temelinde yüzde 80-90 tanrı düşüncesinin olduğunu söyleyen Topaloğlu sözlerini şöyle sürdürdü.

 

“Düşünce nötrdür, isteyen yaratıcıya ulaşır, isteyen ulaşamayabilir. Kant’la birlikte yeni bir dönem, Aydınlanma dönemi başladı. Kant, ‘aklını kullanma cesaretini göster’ dedi. Yüzyıllarca kilise ‘inan sonra düşün’ diyordu. Kant’la beraber ‘aklını kullan kurtul’ akımı başladı. ‘Aklını kullanan kiliseye teslim olma’ sloganı oluştu. İnsanların bir kısmı kiliseye teslim olmayıp sadece tanrıyı kabul etti ve onlara ‘deist’ dendi. Bizler de o dönemde yaşasaydık belki aynı tepkiyi verirdik. Diğerleri ise tanrı ile birlikte kilise ve dayatmalarını da kabul etti ve Avrupada deizmin başlangıcı budur.

 

Yüzyıl daha geçtikten sonra Fransız devrimi, Sanayi devrimi olunca bunlar kiliseyi yerinden oynatmaya başlıyor. Din dallarında branşlaşmalar oluyor. Daha da ilerisinde ise Karl Marks ortaya çıktı. Toplumu sosyolojik olarak ciddi bir şekilde düşünüp inceledi. Gücü eline geçirenler insanları sindirmek için dini kullanıyordu. Bu düşünceden hareketle İslam dinini de ciddi saldırılar yapılıyor günümüzde…

 

Bir de Freud’un etkisi var. Bireyi inceliyor ve doğru saptamalar yapıyordu. İnsan nefsinin istekleri var ve bir de bunların yasak kısımları var. İnsan bunlardan yoruluyor ve zamanla sayıklamaya başlıyor ve bir müddet sonra yorgunluk halinde bir illüzyon gibi din ortaya çıkıyor diyor.

 

Diğer açıklama ise Darwin’in açıklamaları. Darwin adalara gidip canlının nasıl ortaya çıktığını bulmaya çalışıyor. Ve bir teori ortaya atıyor. Daha sonra takipçileri dini çökertmek için bu teoriyi sürdürüp ateizmi destekliyor.”

 

Konferans, Topaloğlu’nun katılımcılara teşekkür etmesiyle son bulurken program soru-cevap kısmıyla devam etti.

 

 

 

Eklenme Tarihi : 26.1.2019





E-Posta Listesi

Günün SÖZÜ

 
Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi
© 2009-2019 - Tüm Hakları Saklıdır. Bilsam.Org | Sistem:UmutDenizi Web