Bilsam Logo

Modernleşmeyle Birlikte Kaybolan Kent Kültürümüz

Modernleşmeyle Birlikte Kaybolan Kent Kültürümüz | Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi | Bilsam.Org

      BİLSAMın düzenlemiş olduğu Kurtuba Güz Semineri kapsamında Kent Kültürü semineri ilk dersini yaptık.İlk dersin ardından böyle bir yazı başlığı kafamda oluştu.Sizlerle paylaşmak istedim. Modernleşmeyle Birlikte Kaybolan Kent Kültürümüz.. Ecdadımız Osmanlı Kültüründen koptuk/koparıldık..Osmanlıdan kalan kent kültürünü reddi miras eyledik. Ecdadımızın kültüründe paylaşma,yardımlaşma,mahremiyet,ahlak,sevgi,saygı,inanç vardı. Osmanlıda hayat ahirete dönüktü.Ahirete dönük olduğu için de fuzuli şeylere yer yoktu. Osmanlı insanı kıble yürekliydi, dürüsttü çevreciydi,medeniydi, haya ve gayret sahibiydi. Osmanlı insanının şehir merkezinde Cami,karşısında medrese yanında bedesten vardı. Hepsi iç içeydi.. Osmanlı insanında paylaşma yardımlaşma ilk sıradaydı.. Giriş kapıları bile Osmanlı’nın başkalarını düşünen ve tanısın tanımasın, dara düşen herkese yardım ulaştırmayı amaçlayan “infak” (paylaşma, bölüşme) ahlâkının bir yansımasıydı. “Yardım” aşkıyla giriş kapısının üstünü geniş bir çatı ile ka­patırlardı. Bu çatı gerçekten de tamamen “yardım aşkıyla” yapılırdı. Çünkü bu çatı, ev sahiplerinden çok, yağmurdan ve güneşten korunmak isteyen yorgun insanlara hizmet verir, altına sığınıp dolu dizgin yağmurdan ya da yakıcı güneşten korunurlar, sonra da ev sahiplerine dualar ederek giderlerdi.Bazen ev sahipleri, kendi saçaklarına sığınanları “Tanrı mi­safiri” sayar, içeri buyur eder, karnını da doyurduktan son­ra yoluna uğurlarlardı. Osmanlıda evler geniş avluluydu. Dış kapılar avluya açılırdı.Avlular kadınlarla çocukların özgürlük alanlarıydı.Avlular çocukların oyun alanıydı. Kadınlar ise güller, çiçekler ve meyve ağaçları arasında dolma sarar,sohbet eder stres atarlardı. Osmanlı misafirperverdi..Yatılı misafir için ayrılan odalarda misafirin aklına bir şey gelmesin diye kapının arkadan kilitlenmesi için odanın anahtarı misafire verilirdi. Osmanlıda geniş aile vardı..Torunu dedesini,ninesini görerek büyürdü.. Osmanlının meydanları, cami avluları,çeşme başları,çınar gölgelikleriydi.Burada sıcak sohbetler oluşturulur dostluklar kurulurdu. Osmanlı mekanları dikey değil yataydı.Sıra sıra dizilen cumbalı evler Osmanlı mimarisinin en belirgin özelliklerindendir.Kısacası Osmanlıda mahalle vardı..Mahallede komşuluk vardı.. Modern kentlerimiz oluştu,lüks dairelerimiz,çok katlı sitelerimiz.. Bir siteye onlarca köyü,mahalleyi sığdırdık..Alanları daralttık.Bir arsaya yüzlerce daireler yaptık.Çok katlı evlerle insanları birbirine yaklaştırdığımızı sandık..Yanılmışız..Hem de çok yanılmışız..Daireler yaklaştı..Ancak insanlar birbirinden uzaklaştı.Alt kattaki,üst kattakini,üst kattaki alt kattakini tanımaz oldu.Sitelerin etrafına kale gibi duvarlar ördük..Siteleşmeyle birlikte mahalle kültürümüz kayboldu.Kaybolan mahalle kültürüyle birlikte komşuluk kültürümüz de kayboldu..İnsanlar gittikçe bireysel hayatı seçti/seçmekteler..Modernleştikçe yalnızlaşıyor,yalnızlaştıkça paylaşma ve yardımlaşma duygusundan uzaklaşıyoruz.. Modernleşmeyle birlikte kent kültürümüz de kayboldu kaybolmaya devam ediyor.







E-Posta Listesi

Günün SÖZÜ

 
Bilgi Yolu Eğitim Kültür ve Sosyal Araştırmalar Merkezi
© 2009-2022 - Tüm Hakları Saklıdır. Bilsam.Org | Sistem:UmutDenizi Web