22 Ekim 2024’te Devlet Bahçeli’nin herkesi şaşırtan çıkışının üzerinden bir yıla yakın zaman geçti. Bu süreçte Abdullah Öcalan’ın doğrudan muhatap alınması ve topluma hitap etmesine izin verilmesi, PKK’nın kendini feshettiğini ilan etmesi ve sembolik olarak silah bırakması, çatışmaların büyük ölçüde durması, ayrıca Meclis’te tüm partilerin temsil edildiği bir komisyon kurulması gibi önemli gelişmelere tanık olduk. Peki bu tür müzakere süreçleri hangi koşullarda başarıya ulaşıyor, hangi koşullarda çöküyor? İktidar ve PKK arasındaki müzakerelerin başarıyla sonuçlanması için dünyadaki örneklere kıyasla bazı avantajları olsa da, süreç ciddi riskler de barındırıyor. Bu yazıda bu faktörleri siyaset bilimi literatüründen hareketle analitik bir çerçeveye oturtup tartışacağız.