Küreselleşme Sürecinde Bir Arada Yaşama Sorunu

Bu İçeriği Paylaş:

Açılış konuşmasından sonra başlayan “Küreselleşme Sürecinde Bir Arada Yasama Sorunu” başlıklı konferansta Prof. Dr. Gündüz aşağıdaki tespitlerde bulundu.

Günümüzde dünyanın birçok yerinde insanların inanç, düşünce ve eniştelerinin farklı olması birçok soruna sebep olmaktadır. Birçok ülke farklılıklarla bir arada yasamayı ancak asimile sürecine dâhil olması durumunda kabul etmektedirler. Oysa farklılıklarla bir arada yasamaktan maksat bu farklılıkların muhafaza edilerek birlikte yaşanmasıdır. Aksi takdirde asimilasyona dayalı beraberliklerde bir beraber yasama basarisinden söz edilemez.

İslam bu sorunu yüzyıllar öncesinden çözüme kavuşturmuş bir dindir. İslam bunu farlılıklar halinde bir arada yasama fıkhî geliştirerek çözmüştür. Bu fakih en temelde üç ilkeye dayanır. Öncelikle İslam farklılıkları insan olmanın doğal bir sonucu olarak görür. Bir insan Kürt mü ya da Türk mü olarak doğacağını bilemez. Bunlar bir üstünlük vesilesi değildir. İslam’a göre insanları birbirinden üstün kılan şey Allah’a yakinliktir. Hatta İslam farklılıkların Allah’ın ilim, kudret ve hikmetinin bir delili olarak görür. 

İkinci ilke olarak İslam, insanları ve farklı grupları dışarıdan tanımlama yerine onları tanımaya veya anlamaya çalışır. İnsanların kendi kendilerini anlatmalarını ve tanıtmalarını ister. İslam her şeyden önce insandan bu dünyada tek olmadığının, bu dünyada kendinden farklı insanların da var olduğunun bilincine varmasını ister. Bu anlamda insanoğlunda bir farkındalık oluşturmaya çalışır.              

Üçüncü ilke olarak İslam, farklılıkları yok edilecek ya da ortadan kaldırılacak bir unsur olarak değil tam tersine geliştirilecek ve beraberce ortak bir medeniyet üretilecek bir zenginlik unsuru olarak görür. Bu anlamda 1400 yıllık İslam Medeniyeti sadece Müslümanların medeniyeti değildir. İslam medeniyeti, İslam kültürü ya da İslam estetiği dediğimiz şey aslında çok sayıda farklı din, düşünce ve etnik yapının beraberce oluşturduğu bir şeydir.  

Bu üç ilke günümüzde de insanoğlunun bir arada yasama sorununu çözmede önemli bir açılım sağlayacak ilkelerdir.”

 

Bu İçeriği Paylaş:

MALATYA KAYISISI GELECEK STRATEJİLERİ RAPORU

Malatya Kayısısı, yöremizin en önemli tarımsal ürünü ve ticari markasıdır. Dünyanın en lezzetli ve kaliteli kayısıları ülkemizde /şehrimizde üretilmektedir. Ayrıca kayısı, tarımda çalışan yüzbinlerce insanımızın en önemli geçim kaynağıdır. Malatya Kayısısı, sahip olduğu üretim potansiyeli, kalite özellikleri ve küresel pazarlardaki güçlü konumuyla yalnızca bölgesel değil, ulusal ölçekte de stratejik bir tarımsal değeri temsil etmektedir. 

Detay Kapat

Yeni WEB Sitesi Test Yayınında

Sizlere daha kaliteli hizmet verebilmek adına yenilenen yüzü ile yeni web sitemiz test yayınında..

Detay Kapat