
BİLSAM’In IV. Kültür Kuşağı Konferanslar Dizisi’nin bu haftaki konuğu “Türkiye’de Sağlık ve Malatya Örneği” konusuyla İnönü Ünv. Öğretim Üyesi Prof. Dr. Ahmet Kızılay’dı.
Arapgir Belediye Başkanı Haluk Cömertoğlu, İl Milli Eğitim Müdürü Mehmet Bulut, Prof. Dr. Sezai Yılmaz Turgut Özal Eğitim ve Araştırma Hastanesi Başhekimi Mehmet Aslan, İl Müftüsü Hacı Yusuf Gül, Tabipler Odası Başkanı Dr. Ali Yalçın ile çok sayıda vatandaş katıldı.
Sağlık herkesi ilgilendiren bir konudur. Ayrıca sağlık değişim ve yenilenmeyle devam etmektedir. Artık teknoloji hekimlerin sağ kolu olmuştur. Hastaneler de ileri teknoloji parkına dönüşmüş durumdadır. Herkesin sağlığa ihtiyaç duyması nedeniyle sağlık bir sektöre dönüşmüştür. Fakat tarihin her döneminde hastayla hekim arasında bilgi ve konumdan kaynaklanan asimetrik bir durum söz konusudur. Her uygarlık bu asimetrik durumu düzenleyecek esaslar geliştirmiştir. Günümüzde tüm ülkeler sağlıkta refah düzeyini arttırmak istiyorlar. Sağlıkta refah düzeyini sadece devletin alacağı veya sadece bireyin alacağı tedbirlerle arttıramayız. Hem devlet bazında hem de bireysel olarak alacağımız tedbirlerle sağlıktaki refahımızı arttırabiliriz. Cumhuriyetin kurulusunda hekim sayemiz 600 idi. Bu doktorlar Türkiye’nin sağlık sistemini kurdular. Cumhuriyet Dönemi’ni sağlık sektörümüzün gelişimi açısından üçe ayırabiliriz.
-1923-1946;bu dönemde Refik SAYDAM önderliğinde sağlıkta temel yapılanmalar gerçekleştirildi. Devlet, sağlığı yerel belediyelere devretti. Fakat belediyeleri yönlendirmek için beş tane numune hastanesi kurdu.
-1946-1960; Behçet UZ hükümet tabipliklerini oluşturdu. 1961 anayasasında devlet toplumun sağlıklı olmasını sağlayacak tedbirleri almakla görevlendirildi. Bu yüzden sağlık hizmetlerinin sosyalizasyonu olarak niteleyebileceğimiz Nusret Fişek’in üstlendiği Reform dönemi başladı. 1980’e kadar bu sistem başarılı bir şekilde devam ettirildi. Fakat 1982 anayasasının 56.maddesiyle sağlık, devletin sunacağı bir zorunlu bir hizmet olmaktan kal diriliyor. Devlet, planlama ve denetim yapmakla görevlendiriliyor. Bu madde I. Reformu değiştiren bir niteliğe sahip fakat Türkiye’nin içinde bulunduğu dönemin Sartları bu maddenin uygulanmasına izin vermiyor. 1980 ve sonrasında 1.ReForm paketi uygulanıyor. Ayrıca 1980’den sonraki tüm kalkınma planlarında aile hekimliği ve genel sigorta var. Fakat bunları gerçekleştirmek, 2006 ve 2011’deki düzenlemelere kadar, mümkün olmadı.