Malatya Kayısısı, Türkiye’nin tarımsal ihracatında stratejik öneme sahip ürünlerden biri olup, dünya kuru kayısı üretimi ve ticaretinde belirleyici bir konuma sahiptir. Sahip olduğu ekolojik avantajlar, yüksek kalite özellikleri ve uzun yıllara dayanan üretim kültürü sayesinde Malatya, küresel pazarlarda güçlü bir marka algısı oluşturmuştur.
Ancak son yıllarda iklim değişikliğinin etkilerinin belirginleşmesi, küresel rekabetin artması ve sektörün yapısal sorunlarının derinleşmesi, bu lider konumun sürdürülebilirliğini tehdit etmeye başlamıştır. Ortaya çıkan gelişmeler Malatya’nın bu konudaki liderliğinin mutlak ve değişmez olmadığını, tam tersine, kırılgan bir yapı arz ettiğini göstermiştir. Söz gelimi Malatya’nın dünya kuru kayısı ihracatı içindeki payı son 15 yıl içinde %75-80’lerden %50-55 düzeyine gerilemiştir. Üstelik gerileme eğilimi devam etmektedir.
2025 Yılında yaşanan ve %100’e varan ürün kayıplarına yol açan şiddetli don olayı, yalnızca geçici bir tarımsal afet olarak değil, aynı zamanda, iklim değişikliğinin tarımsal üretim üzerindeki yıkıcı etkilerinin somut bir göstergesi olarak ortaya çıkmıştır. Bütün bu yaşananlar bu dönemi bir ‘geçiş dönemi’ olmaktan çıkarak, her şeyin yeniden belirlendiği, sektörde kartların yeniden dağıtıldığı yapısal bir sürece dönüştürmüştür. Bu süreç, ancak doğru stratejiler belirleyen aktörlerin ayakta kalacağı ve avantajlı çıkacağı bir süreç olacaktır.
Bu rapor, Malatya Kayısısının mevcut durumunu bilimsel, ekonomik ve kurumsal boyutlarıyla değerlendirmekte ve sektörün karşı karşıya olduğu temel risk alanlarını ve yapısal sorunları ortaya koymaktadır. Raporda, üretimde iklim şartlarına bağlı aşırı dalgalanmalar, arz ve gelir istikrarsızlığı, düşük katma değerli ihracat yapısı, artan küresel rekabet ve kurumlar arası koordinasyon eksikliği, sektörün sürdürülebilirliğini sınırlayan başlıca faktörler olarak ele alınmaktadır.
Raporda benimsenen temel yaklaşım, Malatya kayısısının geleceğinin nicelik artışına dayalı geleneksel üretim anlayışıyla değil; kalite, istikrar, katma değer ve kurumsal kapasiteyi merkeze alan stratejik bir dönüşümle güvence altına alınabileceği yönündedir. Bu çerçevede sunulan 2035 Perspektifinde; iklim değişikliğine uyumlu üretim sistemlerinin geliştirilmesi, üretici gelirlerinde öngörülebilirliğin sağlanması, katma değeri yüksek ürünlerin payının artırılması ve küresel pazarlarda rekabet gücünün korunması temel stratejik amaçlar olarak belirlenmiştir.
Ayrıca rapor, sektördeki dağınıklığın aşılması ve politika üretim süreçlerinin etkinleştirilmesi için kurumlar arası koordinasyonun güçlendirilmesini ve kalıcı kurumsal yapıların oluşturulmasını önermektedir. Bu yapıların, bilimsel bilgi üretimi ile saha uygulamaları ve politika geliştirme süreçleri arasında güçlü bir bağ kurması hedeflenmektedir.
Sonuç olarak elinizdeki rapor, Malatya Kayısısını geçmiş başarılarına yaslanan bir tarımsal ürün olmaktan çıkararak; iklim değişikliğine uyumlu, küresel pazarlarda güçlü bir marka kimliğine sahip ve bölgesel kalkınmanın lokomotifi olmaya devam eden stratejik bir değer olarak yeniden konumlandırmayı hedeflemektedir.
RAPORU GÖSTER