
Laçiner konuşmasında;
Günümüzde Türkiye ve dünyada birçok sorun yaşanmaktadır, bu sorunlara karsı duyarsız kalınmamalıdır. Aydınlarla ilgili temel sorunlardan birinin her aydının belli sorunlara karsı duyarlılık gösterirken diğer sorunlara karsı suskun kalmasıdır. Aslında böyle davrananlara Aydin demek mümkün değildir. Başörtüsü yasağına karsı çektiğim için sol kesimden birçok kişi tarafından eleştiriliyorum ve “onlar iktidarı ele geçirdiklerinde başına gelecekleri görürsün” seklinde uyarılar alıyorum. Buna karşılık “onlar simdi mazlum oldukları için onların yanındayım, gün gelir zalim olurlarsa tereddüdünüz olmasın o zaman karsılarında olacağım” seklinde cevap veriyorum”.
“Kendine Aydin denilen birçok insan, kim iktidara gelirse ona yandaş oluyor” bunu nasıl karşılıyorsunuz? sorusuna Rus devrimci Lenin’in iktidara geldiklerinde arkadaşlarına hitaben “Arkadaşlar biz artık iktidarız. Unutmayın ki bu, ayni zamanda artık bütün alçakların da bizimle beraber olacağı anlamına geliyor” sözleriyle cevap verdi.
Konferans öncesi BILSAM’da gençlerle bir söyleşi gerçekleştiren Laçiner, Türkiye’de yaşanan darbe süreçleri, gençlik hareketleri, subaylık yaptığı, hapis yattığı ve yurt dışına gitmek zorunda kaldığı dönemlerle ilgili ilginç anekdotlar aktardı. Ayrıca konferans sonrası bir grup BILSAM üyesi ve misafirle gerçekleştirilen toplantıda Türkiye’deki sol hareketler değerlendirildi.
“Bir sosyalist olarak sizi mücadeleye sevk eden, ısrarla bu mücadeleyi sürdürmenize sebep olan temel motivasyon unsuru nedir” sorusunu “Bir gün toprağı kazarken bir solucanla karşılaştım, solucana baktım ve kendi kendime söyle dedim. Bak Ömer bu solucan da bir varlık sen de bir varlıksın ama o basit bir solucanken sen birçok yetenekle donatılmış bir insansın, o zaman senin bir farkın olmalı, insana yarasan bir hayatin olmalı dedim ve mücadele benim için bir yasam biçimi oldu” seklinde cevaplayan Laçiner bir aydının temel sorumluluğunun statükoya, mililer güçlere ve iktidar sahiplerine karsı muhalif bir duruş sergilemek ve her durumda halkın, mağdurun, ezilen insanların yanında olmak olduğunu ifade etti.