BİLSAM’ın davetlisi olarak Malatya'ya gelen Irvin Cemil Schick, Geçmişten Geleceğe Hat Sanatı konulu konferansında şunları söyledi:
"Hat sanatıyla ilk ilgilenmem 1974 yılına rastlar. 19 yaşımdaydım, tasavvuf düşüncesini ve tarihini inceliyordum. Osmanlıca bilmeden basa çıkamayacağımı anladım, Osmanlıca öğrenmeye başladım. Bir kere Arap harflerini öğrenince de etkilerinden bir daha kurtulamadım. Koleksiyonumdaki ilk hat eserini 1975 yazında Üsküdar bit pazarından aldım. Malum, o zamanlar hat sanatı moda değildi, her müzayedede, her antikacıda bulunmazdı. Ama buna mukabil nispeten ucuzdu tabi, şimdiki gibi değil."
Müslüman dünyanın kültüründe yazının, yazmanın kurucu temelleri hakkında bilgi veren ve sonradan Müslüman olan Schick, sözlerini söyle sürdürdü. "İslam kültüründe yazinin ve yazmanin kurucu temelleri, Kur'an-i Kerim ve Sünnet'tir. Yani bu kadar dolaysız bir ilişki vardır İslam ve yazı arasında. Bir Hadis'e göre Allah ilk önce kalemi yarat mistir. Düşünün, ne kadar anlamlı ve ne kadar güçlü bir fikir. Allah ilk önce kalemi yaratmış ve ona yazmasını emretmiştir. Kalem de 'ne yazayım?' diye sorduğunda 'Gelmiş geçmiş gelecek her şeyi yaz' diye emretmiş. Lehi mahfuzun bu olduğuna inananlar vardır. Yani her şey en başından iyi saklanmış olan bir levhada ya zilidir. Kur'an'da Allah kalem üzerine kasem eder. Hz. Muhammed'in peygamberliğinin en önemli delili, kitabidir, yani yazılı bir metin olan Kur'an-i Kerimdir. Birçok hadis, Allah’ın meleklere yazı yazdırdığından söz eder, örneğin Miraç esnasında Hz. Muhammed'in "kalemlerin çizdirtişini" duyması, Allah’ın buyruklarını yazıya geçiren meleklerin kamış kalemlerinin sesi olarak yorumlan mistir. Kur'an doğrudan doğruya Allah’ın kelamı olduğundan dolayı insanlara bu kelamı kusursuz ve yüceliğine layık bir şekilde muhafaza etmek görevi düşmektedir. Dolayısıyla hüsn-i hat ve diğer kitap sanatları ortaya çekmiştir. Kısacası yazı kavramıyla İslam dini iç içedir. Bence İslam'ı yazı olmadan düşünmek mümkün değildir."