Ayrımcılık, Ötekileştirme ve Göç Sorunu

İbn Haldun Sosyal Araştırmalar Merkezi Seri Konferanslar...

 

Bu İçeriği Paylaş:

 

BİLSAM İbn Haldun Sosyal Araştırmalar Merkezi tarafından düzenlenen Seri Konferansların bu ay ki konuğu Medipol Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bekir Berat Özipek oldu. Konferans öncesi BİLSAM’ın akademisyen, eğitimci ve öğrenci üyeleri ile kahvaltı programında bir araya gelen Özipek, daha sonra Kurtuba Akademinin Hak ve Özgürlükler, Siyaset ve Sivil Toplum Akademisi öğrencileri ile bir araya gelerek Doğal Hukuk ve İnsan Hakları konusunu ele aldılar.

Özipek, aksam saatlerinde ise kamuoyuna açık gerçekleştirdiği ‘Ayrımcılık, Ötekileştirme ve Göç Sorunu’ konulu konferansa, BİLSAM’a davetinden dolayı teşekkür ederek sözlerine göç konusuyla başladı.

Göç meselesinin ve göçmenlere yönelik ön yargıların sadece Türkiye’de değil bütün dünyada yaşanan bir durum olduğunu, Türkiye’de ise su an Suriye’ye özgü bir durum olduğu için daha yoğun bir şekilde gündemimizde bulunduğunu söyleyen Özipek, sözlerine Tolstoy’dan “Ölüm eski bir seydir ama herkese yenidir”  sözleriyle devam etti.

Özipek, göç meseleleri ve göçmenlere yönelik ön yargılarla ilgili olarak şunları ifade etti:

“Hepimiz bir yerlerdeydik ve başka bir yere geldik. Göç, bizim de aktörlerinden olduğumuz bir hikaye aslında ve insanlık tarihi boyunca da olagelmiştir.  Ve ortak tutum hep iki şekilde olmuştur. Birincisi, göçmenlere sığınak olunmuş ikincisi ise hiç değişmeden horlamak, dışlamak ya da onlardan faydalanmak seklinde kendini göstermiştir.

Suriyeliler de bizim ülkemizde iki tavırla karşılaştı. Kimisi sahiplendi kimisi fayda sağlamaya çalıştı, bu 2018 de de aynen devam ediyor.

 Sığınma aslında uluslararası metinlerde ve evrensel hukukta tanınmış bir haktir. Pozitif ve doğal hukukta da vardır ve evrensel bir kaskodur. Öte yandan sığınma can havliyle olmuş yakıcı bir eylemdir. Kaynak ülkeden tahrik edici bir güç olması sonucu olur göç.(devlet baskısı, iç savaş…) Sığınmacıları kabul etmek bir lütuf değil, ödevdir. Onların başları yerde olmamalı, gittikleri ülkenin insafına bırakılmamalıdır. Vatandaşlıktan kaynaklanan hakları kullanamazlar fakat sığınmacılar hak sahibi bireylerdir.

Adaletin ve ayrımcılığın dili ve klişeleri evrenseldir. Ayrımcı suçlama ve ayrıştırmalar da benzerdir. Kalıp yargı şeytanlaştırma ve kolektif suçlamaya muhatap olurlar. Tek kişinin yaptığı bütün topluma mal edilir.

Göçlerle şekillenen bir tarihimiz vardır. Osmanlının çekilmesiyle Balkanlardan ve Kafkasya’dan gelenler de İstanbul’da ayni tepkiyle karşılaşmıştır.  Göçmenlere direniş gösterenler özde göçmen bir geçmişi olanlardır.”

Avrupa’da yeni bir ırkçılık modelinin olduğunu söyleyen Özipek, artık ırkçılar da ayni suda iki kez yıkanmıyor ve insan hakları literatürünü kullanarak yapıyorlar ayrımcılığı. Eskiden birçok ırka yöneliyorlardı şimdilerde ise bir ırka yönelip saldırıyor ve bunun üzerine otorite kuruyorlar diyerek sözlerine son verdi.

Konferans, soru cevaplarla devam ederken Özipek’in kitaplarını imzalamasıyla sona erdi.

 

Bu İçeriği Paylaş:

MALATYA KAYISISI GELECEK STRATEJİLERİ RAPORU

Malatya Kayısısı, yöremizin en önemli tarımsal ürünü ve ticari markasıdır. Dünyanın en lezzetli ve kaliteli kayısıları ülkemizde /şehrimizde üretilmektedir. Ayrıca kayısı, tarımda çalışan yüzbinlerce insanımızın en önemli geçim kaynağıdır. Malatya Kayısısı, sahip olduğu üretim potansiyeli, kalite özellikleri ve küresel pazarlardaki güçlü konumuyla yalnızca bölgesel değil, ulusal ölçekte de stratejik bir tarımsal değeri temsil etmektedir. 

Detay Kapat

Yeni WEB Sitesi Test Yayınında

Sizlere daha kaliteli hizmet verebilmek adına yenilenen yüzü ile yeni web sitemiz test yayınında..

Detay Kapat